Memurlarda doğum izni ve uygulanma şekli

Kamuoyunda 'Torba Yasa' olarak bilinen 6111 sayılı Kanun, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda da bazı değişiklikler yapmıştır. Yapılan değişikliklerden birisi de doğum izniyle ilgili. Yeni duruma göre doğum izni süreleri şu şekilde olacak.
- Memura doğum yapmasından önce sekiz ve doğum yapmasından sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı hafta süreyle analık izni verilecek. Çoğul gebeliklerde (ikiz, üçüz,) doğum öncesi sekiz haftalık analık izni süresine iki haftalık bir süre daha eklenecek.
- Memur, sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporu ile belgelendirmesi halinde, isteği üzerine doğumdan önceki üç haftaya kadar çalışabilecek. Böyle bir durumda tabip raporuna dayanarak fiilen çalıştığı süreler, doğum sonrası analık izni süresine eklenecektir.
- Doğumun erken gerçekleşmesi halinde ise, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası analık izni süresine ilave edilecek.
- Doğumda veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin ölümü halinde, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilecektir.

UYGULAMA NASIL OLACAK?

Doğum izninin kullanım şekli ve uygulamaya ilişkin diğer konular, geçtiğimiz hafta Resmi Gazete'de yayımlanan (2) Seri No.lu Kamu Personeli Genel Tebliği'nde açıklandı. Tebliğ'deki açıklamalara göre;
- Doğumdan önceki üç haftaya kadar çalışabileceği tabip raporuyla onaylanan ve doğum sonrası analık iznine eklenmesi gereken azami beş haftalık süre içerisinde diğer kanuni izinlerini kullanan kadın memurun, doğum sonrası analık iznine sadece doğum öncesi analık izni içerisinde fiilen çalışarak geçirdiği süreler eklenecek. Bu süre içerisinde alınan diğer kanuni izinler doğum sonrası analık iznine eklenmeyecek.
- Doğumdan önceki sekiz haftalık analık izni sürecinde sağlık durumunun uygun olduğunu tabip raporu ile belgelendirmeden çalışmaya devam eden memurun fiilen çalıştığı sürelerin doğum sonrası analık iznine eklenmesi mümkün bulunmuyor.

ERKEN DOĞUM HALİNDE

Beklenen doğum tarihinden önce doğum yapan memurun, doğum yapmadan önce kullanamadığı analık izni süreleri, doğum sonrası analık izni sürelerine eklenecek. Bu çerçevede;
- Doğumdan önce sekiz hafta süreli analık iznine ayrılan ve bu süre içerisinde erken doğum yapan memurun, erken doğum sebebiyle kullanamadığı doğum öncesi analık izni süreleri, doğum sonrası sekiz haftalık analık iznine eklenecek.
- Beklenen doğum tarihinden önceki üç haftaya kadar fiilen çalışan kadın memurun, son üç haftalık doğum öncesi analık izni süresi içerisinde erken doğum yapması sebebiyle doğum öncesinde kullanamadığı analık izni süresi (kurumunda fiilen çalışarak geçirdiği süreler ile birlikte), doğum sonrası analık izni süresine eklenecek.
- Beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesinde doğum öncesi analık iznine ayrılmayarak, sağlık durumunun uygun olduğuna dair tabip raporu almak suretiyle kurumunda fiilen çalışmaya devam eden kadın memurun, bu süre içerisinde erken doğum yapması halinde, erken doğum sebebiyle kullanamadığı doğum öncesi analık izni süresi ile kurumunda fiilen çalışarak geçirdiği süreler doğum sonrası sekiz haftalık analık iznine eklenecek.
- Kadın memurun otuz ikinci haftadan önce doğum yapması halinde, erken doğum sebebiyle kullanılamayan sekiz haftalık doğum öncesi analık izni süresinin tamamı doğum sonrası analık iznine ilave edilecek.

DİĞER KONULAR

- Doğum izninde değişiklik yapan maddenin yürürlüğe girdiği 25 Şubat 2011 tarihinden önce erken doğum yapan ve bu maddenin yürürlük tarihinde doğum sonrası analık iznini kullanan kadın memurun erken doğum sebebiyle kullanamadığı doğum öncesi analık izni süreleri, kullanmakta olduğu doğum sonrası analık iznine eklenecek.
- Doğumun beklenen tarihten sonra gerçekleşmesi halinde, fazladan geçen süreler doğum sonrası analık izni süresinden düşülemeyecek.
- Devlet memurluğuna atanmadan önce doğum yapan ve doğum yaptığı tarihten itibaren sekiz haftalık süre içerisinde göreve başlayanlara, doğum yaptığı tarih dikkate alınarak sadece sekiz haftalık doğum sonrası analık izni süresinin kalan kısmı kullandırılacak.

Emekli boş evi için Emlak Vergisi öder mi?

Ben, emekli maaşımdan başka geliri olmayan ve eşimin evinde oturan bir vatandaşım. Kendime ait bir evim var ve boş duruyor. Ben de emlak vergisi ödememek için belediyeye başvurdum ama reddettiler. Eşim benden kira alırsa, ben de evimi kiraya verirsem o zaman ödemezmişim. Malum eşime kira vermem hiç normal değil, evim de şartlar gereği şu an boş. Yasa gereği emekli olup başka geliri olmayan ve tek evi olanların yararlandığı muafiyet için hakkım var mı ve ne yapmam gerekir?
İbrahim Bölük
Emlak Vergisi Kanunu ve Kanunun verdiği yetkiye istinaden çıkarılan Bakanlar Kurulu kararına göre, emeklilerin emlak vergisi ödememeleri için sosyal güvenlik kurumlarından aldığı aylıktan başka gelirlerinin olmaması, Türkiye sınırları içinde tek meskene sahip olmaları ve meskenin brüt alanının 200 m2'yi geçmemesi gerekiyor. Bunun dışında mesken de bizzat oturma şartı aranmıyor.
Hatta 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğine göre, gelir getirmeyen işyeri, arsa ve arazi sahibi olunması da sıfır oranlı Emlak Vergisi uygulamasına (tek mesken için emlak vergisi ödenmemesine) engel değil. Yine aynı tebliğe göre sadece muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler (yazlık gibi) için söz konusu indirimli vergi oranı uygulanmıyor. Yani sadece bir tek yazlığa sahip olunsa da bu yazlığın Emlak Vergisi'nin ödenmesi gerekiyor.
Buna göre, kira geliri elde etmediğiniz ve brüt 200 m2'yi geçmeyen tek meskeniniz için emlak vergisi ödememeniz gerekiyor. Yapacağınız şey belediye yetkililerini ikna etmek, ikna edememeniz halinde vergi mahkemesinde dava açmak.


Metin Taş-Sezgin Özcan
AKŞAM

Yeni yorum ekle